
Eczacıbaşı Güvencesiyle

Lansmana Özel %50 + Üyelere Özel Ek %5 İndirim

500 tl ve Üzeri Ücretsiz Kargo

Hızlı Teslimat

Cildimiz sadece görünümümüzü değil, sağlığımızı da koruyan hayati bir organ. Bunun en kritik parçası ise cildin en dış tabakası olan cilt bariyeri.
Cilt bariyeri, nemi içeride tutarak cildi korurken zararlı dış etkenlerin vücuda girmesini önler. Ancak çevresel faktörler ve yanlış bakım rutinleri gibi etmenler cilt bariyerine zarar verebilir. “Peki, zarar görmüş bir cilt bariyerini nasıl onaracağım?” diye merak ediyorsanız gelin, cilt bariyerini daha yakından tanıyalım.

Cildimiz farklı tabakalardan meydana gelir. Bu tabakalardan biri olan cilt bariyerini ise cildin en üst tabakasının en dış katmanı olarak tanımlamak mümkün.
Yapısı gereği dış etkenlere karşı adeta bir duvar görevi gören cilt bariyeri, korneosit adı verilen hücrelerden ve bu hücreleri birbirine bağlayan lipitlerden oluşur. Bu yapı; hücrelerin tuğla, lipitlerin de harç olduğu bir duvar gibi cildimizin en üst katmanında bir duvar niteliği görür.
Yapısından da anlaşıldığı gibi cilt bariyeri, cildimizi dış etkenlere karşı korumaya yardımcı olan temel katman. Bu katmanın önemi ise işlevlerinde gizli. Cilt bariyerinin temel işlevlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Cilt bariyeri, cildin en dış katmanında yer alan bir tabaka olduğu için dış etkenlere fazlasıyla maruz kalır. Bu maruz kalma ise cilt bariyerinde bozulmalara sebep olabilir.
Cilt tipine uygun olmayan bakım rutinleri, UV ışınları, hava sıcaklığı, nem dengesi gibi unsurlar cilt bariyerinin yapısının bozulmasının önünü açabilir. Ayrıca uyku eksikliği, düzensiz beslenme gibi yaşam tarzı faktörleri de cilt sağlığını etkileyen unsurlar arasındadır. Tüm bu unsurların yarattığı tahribat ise ciltte çeşitli tepkinlerin çıkmasına neden olabilir. Bu tepkilere ise genel olarak cilt bariyerinin bozulması sonucu ortaya çıkan uyarılar demek mümkün.
“Peki, bunlar nelerdir?” diyorsanız bozulmuş cilt bariyeri sonucu ortaya çıkabilecek başlıca belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

Yukarıda sıraladığımız belirtilerin ortaya çıkması halinde çeşitli sebeplerden dolayı cilt bariyerine zarar geldiğini anlamak mümkün. “Peki, ne yapacağım?” diyorsanız tabii ki öncelikle cildinizi tanımanız ve buna göre bir tedavi planı oluşturmanız oldukça önemli. Cilt analizi ve bu analizin sonuçlarına göre yapmanız gereken uygulamaları öğrenmek için de bir uzmana danışarak profesyonel destek almanızda fayda var. Cilt analizi hakkında detaylı bilgi almak için “Cildinizi Tanıyın: Cilt Analizi Nedir?” yazımızı okuyabilirsiniz.
Ancak tabii ki cilt bariyerinin hasar görmesinin önüne geçmek ve cilt bariyerinin yapısını korumak için genel olarak dikkat etmeniz gereken bazı temel noktalar mevcut. Bu noktaları ise şu şekilde sıralamak mümkün:
Cilt tipinize uygun, sert kimyasallar içermeyen ve pH dengeli bakım ürünleri tercih edebilirsiniz. Unutmayın ki özellikle cildi temizlerken doğal yağ tabakasını yok etmeyen ürünler tercih etmeniz, cilt bariyerinin korunmasını destekler.
Nem, cilt için önemli bir ihtiyaçtır. Cildin bu ihtiyacının karşılanmaması ya da fazla nemlendirilmesi, cilt bariyerinin bozulmasına ve ciltte çeşitli sorunların oluşmasına sebep olabilir. Bu nedenle cilt yapınıza uygun bir şekilde cildinizin nem dengesini korumaya özen gösterin.
Güneş’ten yayılan UV ışınlar, cilt bariyerinizi bozabilir ve cilt yaşlanmasını hızlandırabilir. Ayrıca bu ışınlara maruz kalmak, koyu cilt lekelerine ve kırışıklıklara neden olabilir. Bu nedenle özellikle güneşli ve sıcak yaz günlerinde cildinizi bu ışınların zararlı etkilerine karşı korumaya dikkat edin. Dışarıya çıkarken güneş kremi kullanarak UV ışınlarının cilt bariyerine zarar vermesinin önüne geçebilirsiniz.
Cilt bariyerindeki ölü cilt hücrelerini arındırmak için peeling işlemi uygulanabilir. Ancak aşırıya kaçıldığında bu işlem, cildin hassaslaşmasına sebep olarak cilt bariyerine yarardan çok zarar verebilir. Cilt yapınıza uygun bir şekilde ve aşırıya kaçmadan cilt bakım rutininize peeling uygulamasını eklemeye dikkat edin.
Cilt bakımı için seçtiğimiz ürünler kadar beslenme düzenimizde tercih ettiğimiz gıdalar da cilt sağlığımız için oldukça önemli. “Peki, ne yemeliyim?” diyorsanız bu sorunun net cevabının vücudunuzun ihtiyaçları ve genel sağlık durumunuz ile alakalı olduğunu söyleyelim. Ancak tabii ki aşırı yağlı ve şekerli gıdalar, genel sağlık durumuna etki edebileceği gibi cilt yapınızda da değişimlere neden olabilir. Bu nedenle cilt bariyerini korumak için beslenme düzeninize de dikkat etmenizde fayda var.
Uyku sırasında cilt kendini yenileme sürecine girer. Düzenli uyku rutinine sahip bir kişi ise bu yenileme sürecini cildine tanıyarak cilt bariyerinin güçlenmesine katkı sağlar.
Tabii ki uykunun vücuda ve cilde sağladığı yenilenme etkisinden faydalanmak için düzen kadar uyku kalitesi de oldukça önemli. Uyku kalitesini artırmak için dikkat etmeniz gerekenleri keşfetmek isterseniz “Uyku Kalitesini Artırmak İçin Ne Yapmalısınız?” yazımızı okuyabilirsiniz.
Kısacası cilt bariyerini korumak ve onarmak için genel olarak cilt bakım rutinine, çevresel faktörlere, beslenme ve uyku düzenine dikkat etmeniz oldukça önemli. Cilt bakımı rutini oluştururken de cildinizin özelliklerine ve ihtiyaçlarına uygun ürünler tercih etmeniz şart.
“Peki, hangi ürünü kullanacağım?” diyorsanız bu çelişki yerine cilt bakımının temeline odaklanmanız gerektiğini belirtelim. Çünkü cilt bakımının temelinde yer alan aşamalar ve dikkat edilmesi gerekenler, aslında düzenli ve etkili bir cilt bakımı için bize yol gösterecek tüyolar. Tüm bu tüyoları keşfetmek için “Cildinize Hassas Bir Dokunuş İçin Cilt Bakımına Yardımcı Öneriler” yazımızı okuyabilirsiniz.
*Burada yer alan bilgiler bir sağlık profesyoneline danışmanın yerine geçemez. Sağlığınız için lütfen doktorunuza ve/veya eczacınıza danışınız.

0850 757 53 47

İstanbul, Türkiye
Yeni çıkan ürünler, lansmanlar, indirimler ve daha fazlası için bültene kayıt olun!
Kampanya ve duyurulardan haberdar olmak için ticari ileti almayı kabul ediyorum. Ticari Elektronik İleti Onayı okumak için tıklayın.